17 Ekim 2007 Çarşamba

Kediler ve köpekler objektife poz veriyor

Hayvansever bir ekibin hazırladığı ajanda ve takvimlerin her sayfasında masum bakışlı, sevimli bir kedi ya da köpek içimizi ısıtıyor. Bu sıcaklığı yaratan fotoğraf çekimleri ise hem eğlenceli hem de olaylı geçiyor.
Siz hiç küçük, yaramaz bir kediyle oyun oynadınız mı? Ya da kabahat işlemiş bir köpeğin gözlerindeki suçluluğu gördünüz mü? Bunlar sevimli dostlarla hayatını paylaşanların tanık olduğu keyifli anlardan sadece birkaçı... Bu keyfin tadına bir kez vardıysanız, onlar hayatınızın vazgeçilmezleri arasına yerleşiveriyorlar. Hayvan sevgisi öyle bir şey ki, işimize dahi yön verebiliyor. İşte kedili, köpekli takvimleriyle tanıdığımız Giller ailesi de hepsi hayvanseverlerden oluşan bir ekip. İlk kez 2005 yılında takvimler hazırlayan Giller'in 2006 yılında hazırladığı öğrenci ajandaları büyük ilgi görüyor. Giller ekibi, hayvanları fotoğraflamaktan çok büyük keyif aldıklarını söylüyor. Ekip önce fotoğrafı çekilecek hayvanları büyük bir titizlikle belirliyor. Kişi ve kurumlardan izinler alınıyor. Çekimler, hayvanların bulundukları yerde yapılıyor. Emine Yalçın, Halim Yalçın, Burhan Şehit, Mustafa Dilaver çekim için ekipmanı hazırlayıp, yollara düşüyor. Çekim yapılacak yerde geçici stüdyo hazırladıklarını söyleyen Emine Yalçın, hayvanların çekimler sırasındaki davranışlarını şöyle anlatıyor: "Kedi ve köpekler bizimle ve çekim gereçleriyle tanışsın diye önce koklaşıyoruz. Her hayvanın farklı kişiliği olduğu için duruma göre sarılıp öpüştüğümüz de oluyor, yerlerde sürünerek yalvardığımız da... Kucağımızdan inmeyen de var, 'bana ne sizin çekiminizden' havalarında, bizi hiç umursamayan da..."

YÜZLERCE KARE ÇEKİLİYOR
Fotoğrafları çekerken en çok özen gösterdikleri konunun hayvanların bakışları olduğunu söyleyen Yalçın, istedikleri görüntüyü yakalamak için yüzlerce kare çektiklerini belirtiyor: "Onların bakışlarıyla kendini ifade etme biçimine hayran olduğumuz için, bu güzelliğin fotoğrafını çekmeye gayret ediyoruz. Yüzlerce kare çekiyoruz. Çekim sonuçları genellikle istediğimiz gibi olmuyor. Hayvanlar başına buyruk, çekim umurlarında değil. Hepimiz kendimizi hayvanlara öyle bir kaptırıyoruz ki, normal olarak çekim çığırından çıkıyor. Ürünlerin hazırlanmasında en zevkli ama aynı zamanda en zor olan, çekim süreci." "Neden hayvanlar?" diye sorduğumuzda ise Emine Yalçın'ın yanıtı şu oluyor: "Hayvanların yaşam hakkına saygı duyuyoruz. Sevgi duymaksa gönül işi. Hayvanlarla birlikte aynı evde yaşamak, hayatı paylaşmak ise farklı bir yaşam tarzı. Özveri, sabır, sorumluluk ama en çok da sevgi istiyor. Giller ürünleri; hayvanlarla birlikte yaşama sanatını bilen insanların öneri, uyarı ve istekleri paylaşılıp, kabul edilen görüşler doğrultusunda hazırlanıyor."
sabah - NESLİHAN TUNÇ