26 Haziran 2009 Cuma

Beyaz ayarı nedir

Beyaz ayarı nedir? Nasıl kullanılır?

Işığın, aydınlatma türü ve koşullarına göre bir rengi vardır. Bu renk farklı ışık kaynaklarında değişiklik gösterir. Kelvin cinsinden tanımlanan ışığın rengi 0 ila 20.000 Kelvin değerine sahip olabilir.

Beyaz olarak tanımlanan ışığın renk sıcaklığı 5500 Kelvin'dir. Bu değerin altındaki ışık kaynakları sarı, turuncu ve kırmızıya doğru kayarlar. Üstündeki ışık kaynakları ise yeşil, mavi ve mora kayarlar.

Geleneksel fotoğrafçılıkta bu renk kaymalarını düzeltmek için renk filtreleri kullanılırken diital fotoğrafçılıkta bunun yerini Beyaz Ayarı (White Balance) adı verilen bir özellik almıştır. Bu fonksiyon ilk olarak video kameralarla sonra da diital fotoğraf makineleri ile hayatımıza girdi.

BEYAZ AYARI NEDİR?

İnsan gözü toleranslı olduğu için ışık kaynaklarının rengini net olarak ayırt edemez. Örneğin bizim gözümüz için Tungsten lamba ile Floresans arasında fazla bir renk farkı yoktur. Ancak fotoğraf makineleri için durum böyle değildir. Onlar ışık kaynaklarının renklerine insan gözünden daha hassas oldukları için 'beyaz ayarı' adı verilen renk düzeltmelerine ihtiyaç duyarlar.

Aslında video kameralarla hayatımıza giren bir kavram olan beyaz ayarı uzun yıllardır diital fotoğraf makinelerinde de kullanılan bir teknolojidir. Bu teknoloji yardımı ile fotoğraf üzerinde oluşabilecek istenmeyen renk sapmalarının önüne geçilir.

Beyaz ayarının yanlış yapılması fotoğrafın tamamına belli renk tonlarının hakim olmasına yol açar ki bu da özellikle rengin önemli olduğu durumlarda sorun oluşturabilir.

Işığın gün içinde bile farklı sıcaklıklara sahip olduğu düşünüldüğünde çıkar.

IŞIĞIN RENK SICAKLIĞI DEĞERLERİ

İster gün ışığı, ister faş isterseniz foresan kullanın bütün ışık kaynaklarının bir renk sıcaklık değeri vardır. Gözümüz bu farklılıkları algılamasa da fotoğraf makineleri bu konuda çok hassastır. Aşağıdaki tabloda bazı ışık kaynaklarının renk sıcaklık değerini Kelvin cinsinden verildiğini görüyorsunuz:

1000-2000 K Mum Işığı
2500-3500 K Tungsten ampul
3000-4000 K Güneşin doğuşu/batışı
4000-5000 K Floresan Lamba Flaş
5000-5500 K Flaş
5000-6500 K Açık havada gün ışığı
6500-8000 K Kapalı gökyüzünde gün ışığı
9000-10000 K Bulutlu havada gün ışığı

Işık kaynaklarının verdiği sıcaklık değerlerini bilmek doğru renklere sahip fotoğraf çekmemize yardımcı olacağından önemlidir. Şimdi biraz da doğru renklere sahip fotoğraf çekme konusuna açıklık getirelim:

BEYAZ AYARI NASIL DÜZENLENİR?

Günümüzde en pahalısından en ucuzuna kadar bütün diital fotoğraf makinelerinde beyaz ayarı bulunur. Hata artık kameralı cep telefonlarında bile beyaz ayarı ile ilgili seçenek sunulmaktadır. Türkçe menülü diital fotoğraf makinelerinde Beyaz Ayarı, İngilizce olanlarınad ise White Balance olarak bulunan bu seçenek yardımı ile düzgün renkler elde etmek mümkün olur. Temel Beyaz Ayarı seçeneklerine gelince:

Otomatik, Tungsten (akkor ampul), Floresan, Gün Işığı, Flaş, Bulut ve Gölge Beyaz Ayarı. Biraz gelişmiş ürünlerde ise ortamdan ölçüm yapmaya yarayan Seçimli (Custom) seçeneği de vardır. Çok gelişmiş (diital SLR gibi) ürünlerde ise doğrudan Kelvin değeri girerek Beyaz Ayarı yapılabilir.

Otomatik (Automatic): Genel olarak her ortamda kullanılabilir. Özellikle tek ışık kaynağı ile aydınlatılan ortamlarda başarılı sonuçlar verir. Ancak karışık aydınlatmalı (gün ışığı + tungsten lamba + foresan lamba gibi) iyi sonuç vermeyebilir. Ayrıca çok sık olmamakla beraber bazı ürünlerde Otomatik mod çok başarılı sonuçlar vermez.

Tungsten: Günlük hayatımızda çok sık kullanılan akkor ampuller 2500-3500 Kelvin civarında bir sıcaklık değerine sahiptirler. Bu tip ampul ile aydınlatılan bir ortamda fotoğraf çektiğinizde turuncu/sarı tonların fotoğrafa hakim olduğunu görürsünüz. Beyaz Ayarı'nın Tungsten modu (ki simgesi ampuldür) bu renk tonunu dengelemek için tercih edilmelidir. Bazen bu sarı/turuncu ton fotoğrafa sıcak bir etki vermek için özel olarak tercih edilebilir. Bu durumda mod Otomatik'te kalabilir.

Floresan (Fluorescent): 4000-5000 Kelvin civarında bir renk sıcaklıkığına sahip olan Floresan lambalar açık yeşil tonlarında bir renge sahiptir. Bu renk (eğer düzgün Beyaz Ayarı yapılmazsa) bütün fotoğrafa yayılabilir. Özellikle ortamı veya konuyu soğuk göstereceğinden Floresan Beyaz Ayarı'nın doğru yapılması gerekir.

Günışığı (Daylight): Açık havalarda yapılan çekimlerde tercih edilir. Yaklaşık 5000-5500 Kelvin değerine sahip olan günışığına göre düzenleme yapılır.

Flaş (Flash): Dahili ya da harici faş kullanıldığında bu cihazların renk sıcaklığı olan 5000-5500 Kelvin civarına göre ayarlama yapmak gerekir. Genelde Otomatik mod faş kullanırken de başarı ile çalıştığından bu Beyaz Ayarı'nı fazla kullanmak gerekmez.

Bulut (Cloudy): Bulutlu veya kapalı havalarda tercih edilen bu mod çok sıklıkla kullanılmasa da zaman zaman gerekir.

Gölge (Shade): Açık ya da kapalı havalarda bir bina ya da ağaç gölgesinde fotoğraf çekileceği zaman tercih edilir.

Seçimli (Custom): Bu mod her üründe bulunmaz. Sadece orta/ileri seviye fotoğraf makinelerinde mevcutur. Özellikle karma aydınlatmalı ortamlarda mekandan ölçüm yaparak en doğru beyaz ayarını vermeye yarar. Doğru sonuçlar alınması için gerekli bir mod'dur.

Kelvin: Bu mod da sadece ileri seviye modellerde ve diital SLR ürünlerde bulunur. Kullanıcı doğrudan Kelvin değeri girerek fotoğraf çekebilir. Biraz ışık ve renk sıcaklığı bilgisi gerektirdiğinden rastgele kullanılması zordur. Nokta atışı yaparak en doğru sonuçları almakta yardımcı olduğundan çok işe yarar.

Beyaz Ayarı seçeneklerini kullanırken dikkat edilmesi gereken bir nokta var: Aydınlatma koşulları ve ışık kaynakları değiştiğinde Beyaz Ayarı'nın da güncellenmesi gerekmektedir. Yanlış Beyaz Ayarı'nın kullanılması istenmeyen renklerin oluşmasına sebep olabilir. Örneğin Tungsten ayarı seçili iken faşla fotoğraf çekerseniz mavi tonlarda bir fotoğraf elde edersiniz.

BEYAZ AYARI NEDEN GEREKLİDİR?

Işık fotoğrafı oluşturan temel öğlerden biridir. Aynı zamanda her ışığın bir sıcaklığı yani rengi de vardır. Mavi tonlarında bir ışık fotoğrafa soğukluk katarken sarı tonlarındaki ise sıcaklık katar.
Bu ve benzeri örnekler artırılabildiğinden değişik ışık renklerini bilip onları uygun şekilde kullanmak biz fotoğrafçıların vermek istedikleri mesajları (sevinç, hüzün, mutluluk, nefret vb gibi) destekler. Bu sayede daha anlamlı ve hedefe yönelik fotoğrafar çekebiliriz.

Amatör kullanımda ise Beyaz Ayarı'nın doğru kullanımı ile çektiğimiz fotoğrafardaki insan yüzleri, binalar, hayvanlar ve tüm konular doğru renklerde çıkarlar. Bu da daha iyi fotoğraf çekmemizde önemli bir adımdır. Kimse annesinin ya da eşinin yüzünün masmavi (ya da sapsarı) olduğu bir fotoğrafa bakmak istemez.



Kaynak : photoshopmagazine-makale:Özgür Çetin

Panorama çekimin püf noktaları

Ardışık fotoğraf kareleri çekerek muhteşem panoramik manzaralar oluşturabilirsiniz.

Dijital fotoğraf makineleri ve dijital fotoğrafların işlendiği yazılımlar ortaya çıktığından beri filmli makineler için çok daha zor bir iş olan panorama fotoğraf çekimleri çocuk oyuncağı haline geldi.

Dijital dünyada bir uçtan bir uca uzanan bir görüntünün parça parça fotoğraflarının yazılımlarda bir araya getirilmesi için artık farenin düğmesine bir iki kez basmak yeterli olabiliyor. Yazılımlar işi ne kadar kolaylaştırırsa kolaylaştırsın yine de fotoğrafın çekimi büyük önem arz ediyor çünkü orijinal iyi değilse o orijinallerden elde edilecek sonuçlarda iyi olmuyor. Bu yazıda panorama fotoğraf çekimlerinde dikkat edilmesi gerekenleri, dijital kameraların panorama fotoğraflar için nasıl kullanılması gerektiğini anlatıyoruz. Öncelikle fotografik panorama kavramını inceleyecek ve hangi tipin seçileceğinde karar vermenize yardımcı olmaya çalışacağız. Sonra da obje olarak nelerin seçilebileceğini ve seçim aşamasında nelere dikkat edileceğini anlatacağız. Tüm bunların arkasından her karenin aynı tonlara sahip olması için fotoğraf makinesinin nasıl yerleştirileceğini, renk ve pozlama ayarlarının nasıl yapılması gerektiğini anlatacağız.

Son olarak bir örnek kullanarak anlatılanların tümünü bir uygulama ile göstereceğiz. Panorama fotoğraflar birbirine eklenmiş iki resim veya 360 derecelik bir görüntü, hatta çok geniş açıyla çekilmiş bir fotoğraf da olabilir. Panorama fotoğraflar çoğunlukla birden fazla fotoğrafın birbirine eklenmesiyle elde edilir, fakat eskiden daha farklı yöntemler de kullanılmıştır. Örneğin panoramik filmli makinelerde yer alan yavaş motorlar ve geniş açılı lensler ile basılması çok zor olan çok büyük negatifler oluştururdu.

Bugünse herhangi bir dijital kamera ile bir manzaranın birden fazla fotoğrafı çekilip, bilgisayarda bu görüntüleri birleştirmek son derece kolay. Bugün dijital çağın getirdiği esneklik sayesinde çok çeşitli panoramik sonuçlar elde edilebiliyor. Örneğin http://www.3dmekanlar.com/ adresindeki 360 x 360 derece fotoğraflar fare yardımıyla içerisinde gezilebilen, istenilen alanlara yaklaşılabilen resimlere dönüşmüş durumda. Bu fotoğraflar içerisinde hareket edebildiğiniz için sanki oradaymışsınız hissini en fazla verebilecek panoramik tür.

Bilgisayarda izlenen bu fotoğraflar internette de epey popüler durumda (örneğin Everest zirvesinden bir görüntü için http://www. panoramas.dk/fullscreen2/full22.html adresini veya çeşitli şehirlerin görüntüleri için http://www.panorama-cities.net/ adreslerini ziyaret edebilirsiniz, arama motorlarında “360” ve “panorama” kelimeleriyle yapacağınız arama birçok başka sonuç da verebilir). QuickTime VR gibi internet teknolojileri (http://www.apple.com/quicktime/ gallery/cubicvr/) 360 derece enteraktif panorama görüntüler sunsa da birçok panorama statik görüntülerden oluşur. İki kareyi bir araya getirseniz de tüm bir görüntüyü dönüştürseniz de panorama görüntüler normal görüş açısını genişletmenin en iyi yoludur.

Doğru mekânı seçmek

Panorama bir fotoğraf elde etmek için mekan seçerken birkaç durumu göz önüne almak önemlidir. Bunlardan birincisi çekilecek alanın büyüklüğüdür. Boyutlar belirledikten sonra o alanı eşit parçalara ayırmalı ve her bir parçayı çekerken her karenin sağında ve solunda sonradan birleştirme sırasında ihtiyaç duyacağınız kadar boşluk bırakmalısınız. Panorama görüntüde özellikle hedeflediğiniz bir obje varsa o objenin fotoğrafın neresinde yer almasını istediğinize başta karar vermelisiniz. 360 derecelik bir alanın fotoğrafını çekmek istiyorsanız öncelikle resmin nerede başlayacağına ve nerede biteceğine karar vermelisiniz. Bunu yaparken başlangıç kısmı fotoğrafın en sıradan alanı olursa daha ilgi çekici kısımlar daha fazla göz önüne gelebilir. Bunlara ek olarak zeminin fazla desen içermeyen bir yapıya sahip olması da birleştirme sırasında oluşacak bozulmaları önleyebilir. Mekânı seçtikten sonra yine eşit derecede öneme sahip bir başka konu kameranızın ayarlarıdır. Burada yapılacak ayarlar panorama fotoğraflarınızın kalitesi üzerinde büyük etkiye sahip olacaktır.

Tripod kullanımı

Fotoğraf makinenizi elinizde tutarak da panorama için gereken kareleri çekebilirsiniz fakat mükemmel sonuçlar için bir tripod olmazsa olmazlar arasındadır. Bunun sebebi panorama fotoğraflarda başarının fotoğraf makinesinin ne kadar sabit tutulduğuyla çok ilgili olmasındandır. Bu yüzden tüm panorama çalışmalarınızda bir tripod kullanmanızı tavsiye ediyoruz. Tripod fotoğraf makinenizi sadece düz tutmaz aynı zamanda tek bir aks üzerinde dönmesini sağlayarak fotoğrafların çekilmesini de birleştirilmesini kolaylaştırır. Titreme, sarsıntı gibi hataları da önlediğinden daha parlak ve daha iyi odaklanmış fotoğrafların çekilmesini garanti eder.

Özel araçlar

Kullanmak şart olmasa da panorama fotoğraf çekimlerinde bu iş için tasarlanmış araçların kullanımı çekim işini son derece kolay bir hale getirebilir. Örneğin tripodlara takılabilen panoramik çekim başlıkları çekim işleminin kusursuz yapılabilmesi için birçok özelik sağlamaktadır. Bu tip araçlar yararlı oldukları kadar da pahalıdır ve daha çok profesyoneller veya panorama çekimleriyle çok fazla ilgilenenler tarafından tercih edilmektedir. Daha uygun fi yatlı fakat son derece yararlı bir araç da panorama çekimler için tasarlanmış su terazileridir. Bu aletlerle fotoğraf çekerken makinenin aynı seviyede tutulması garanti edilebilir. Her tripodda su terazisi olmadığından bu alete yapılacak küçük bir yatırım panorama fotoğraflarınızda daha iyi sonuçlar almanızı sağlayabilir. Hazırlık aşamasında yapabileceğiniz bir başka şey de geniş açılı bir objektif seçmektir Bu sayede her karede daha büyük bir alan çekilebilir. Geniş açı için balıkgözü objektif bile bir seçenektir fakat fotoğrafların birleştirilmesi sırasında büyük zorluklar çıkarttığından dolayı bu seçeneği seçerken dikkatli olmak gerekir. Geniş açılı bir objektif sadece yatay olarak daha geniş bir alan değil aynı zamanda fotoğrafta daha büyük bir dikey alan sunar. Bir panoromik fotoğrafın yatay alanını arttırmak için daha fazla resim çekmek kolay bir iş olsa da resmin dikey olarak alanını arttırmak geniş açılı bir objektif olmadan zordur.

Pozlama ayarları

Kaliteli panorama görüntüler oluşturmanın bir diğer püf noktası seri fotoğrafları aynı ayarlarda çekmektir. Her pozda tamamen aynı ışık şiddeti bulunamayacağından fotoğraf makinesinin otomatik pozlama sistemine güvenmek birbirinden çok farklı sonuçların elde edilmesine yol açabilir. Birbirine çok yakın fotoğraflar çekmek için dikkat edilmesi gereken birkaç ayar vardır. Her karede mümkün olduğunca büyük bir alanı görüntülemek isteneceğinden öncelikle objektifi mümkün olan en geniş alanı görüntüleyecek şekilde ayarlanması yani sonuna kadar zoom out yapılması gerekir. Zoom out daha geniş bir alanın görüntülenmesini sağlarken aynı zamanda istediğiniz nihai resme daha az fotoğraf çekerek ulaşmanızı sağlar. Fotoğraf makinenizin mümkünse sonsuzluğa odaklanması daha iyi sonuçlar verir. Panorama fotoğrafların birçoğunda objeler ufuk çizgisinde yer alır ve bu yüzden mümkün olduğunda derinliğe ihtiyaç olur. Bunu başarmanın bir başka yolu mümkün olan en büyük objektif açıklığını kullanmaktır. Yapılacak en önemli şeyse odak ayarını bir kez yapı aynı odaklama ile çekmeye devam etmektir. Dijital fotoğraf makineniz otomatik olarak odaklandığında görüntülenen alan değişir ve çektiğiniz bir kare bir başkasından daha farklı görünür. Tek bir odak ayarı sayesinde birleştirmesi daha kolay aynı tarzda görüntüler elde edebilirsiniz.

Renkler

Dijital fotoğraf makineniz bir kareyi analiz ederken beyaz dengesi (white balance) dominant ışık kaynağına göre ayarlanır. Beyaz dengesini bir kez ayarlayıp tüm karelerde aynı ayarı kullanmak da birbirine benzer fotoğraflar elde etmenizi kolaylaştırır. Doğal ışık ve yapay ışık gibi farklı ışık kaynaklarının bulunduğu ortamlarda bu ayarı yapmak özellikle önemlidir. Bu durumda yapılacak en iyi şey beyaz dengesini mekandaki dominant ışık kaynağına göre ayarlamak ve tüm karelerde aynı ayarı kullanmaktır. Pozlama Panorama çekimlerde her karede az da olsa pozlama ayarlarını değiştirebilirsiniz. Diyaframı en geniş açıklığa getirdiyseniz örtücü hızını ayarlayarak sensörlere ulaşan ışık miktarını kontrol edebilirsiniz. Fakat örtücü hızını bir kademeden fazla ayarlamanızı tavsiye etmiyoruz çünkü daha büyük ayarlar fotoğraf kareleri arasındaki farkı çok fazla arttırabilir. Otomatik bir dijital kameraya sahipseniz benzer etkiyi pozlama telafisi (exposure compensation) ayarıyla (+ veya - 1 EV gibi) gerçekleştirebilirsiniz. Ayarları manüel olarak yapmak daha başarılı sonuçlar verse de pozlama ayarlarının kilitlenmesi de kullanılabilecek bir yöntemdir. Bunun için önce fotoğraf makinenizi dengeli gölge ve ışık kaynaklarının bulunduğu bir alana çevirin deklanşöre yarım basın ve pozlama ayarlarını kilitleyin ve çekimlerinizde pozlama telafi si ayarını kullanarak çekeceğiniz görüntülerde ışığı arttırın veya azaltın. Dikkat edilmesi gereken bir başka konu panorama fotoğraf çekimlerinde flaş kullanmamaktır. Flaşlı çekimlerde yakın planda olan ve fazla aydınlanacak nesneler, tüm kareler birleştirildikten sonra fotoğrafta doğal olmayan bir görüntü oluşturabilir. Buna karşın manzara fotoğrafların birçok dijital fotoğraf makinesinin dâhili flaşı yeterince güçlü olmadığından herhangi bir fark yaratmaz.

Fotoğrafların çekilmesi

Ayarlarınızı yaptıktan sonra fotoğraf çekmeye hazırsınız. Çekerken dikkat etmeniz gereken bir konu pozların üst üste getirileceği daha rahat çalışmak için yeterli bir pay bırakmaktır. Her karenin yüzde 25'inin diğer kareyle üst üste gelebileceği şekilde çekim yapmak idealdir fakat daha kesin sonuçlar elde etmek için bu pay yüzde 50 olarak da verilebilir. Dijital fotoğraf makinenizi LCD ekranı bunu ayarlamak için kolaylık sağlar. Bu iş için ekran üzerinde sanal bir nokta belirleyebilirsiniz. Panorama fotoğraflar oluşturmak için ne kadar çok resim çekerseniz fotoğrafınızın son hali de o kadar iyi olacaktır. Elinizde bir karenin bol bol fotoğrafı olması durumunda birleştirme sırasında en iyi alternatifi kullanabilirsiniz.

Birleştirme

Birçok fotoğraf çektikten sonra bunları birleştirmek için birçok yazılımdan birisini kullanabilirsiniz. İyi ücretsiz yazılımlar arasında Panorama Perfect Lite ve FxFoto verilebilir. Ücretli yazılımlar arasında da birçok seçenek mevcut, özellikle Photohop CS3 önceki sürümlerine göre daha fazla ayarlara sahip ve kullanımı da oldukça kolay.

07 Mayıs 2009 Perşembe

FOTOĞRAFIN TEMEL KAVRAMLARI

FOTOĞRAFIN TEMEL KAVRAMLARI

IŞIK

Işıksızlık fotoğrafı olanaksız kılar. Fotoğrafla uğraşanlar ışığın peşinde olmak, onu izlemek, yakalamak, hapsetmek, ne tür bir ışık olduğunu anlamak zorundadır. Işığı anlamak çok uygulama yapmayı gerektirir. Işık teknik ve estetik olarak fotoğrafın temelini oluşturur.

Işık kaynaklarıyla, bu kaynaklardan yayılan Işık dogal ve yapay olarak ikiye ayrılır. Gün ışığı, ay ışığı aydınlanmaları dogal ışık, ampül, floresan vb. aydınlamalar yapay ışık olarak anılır. Işık şiddeti, ışık kaynağından yayılan ışığın gücüdür. Fotoğrafta karanlık ve aydınlık bölümler arasındaki ışık yoğunluğu farkı kontrast olarak anılır. Yüksek konrast koyu gölgelerden parlak beyaz aydınlıklara kadar geniş bir ton farklılığı içerir. Az kontrast karanlık gölgeler ve parlak aydınlıkların aşırı uçlaıinı içermeyen daha sinirli bir ton farklılığı ifade eder.

Fotoğrafçı yansıma, kırılma, kutuplanma gibi ışık özelliklerini bilmeli. Ayna, cam gibi pürüssüz yüzeylere düşen ışık, geldiği açı ile hiç bozulmadan aynı ışık siddetini yansıtmasına düzgün yansıma, duvar, kumaş gibi pürüzlü yüzeylerin yansıtmasına dağınık yansıma denir. Işiğın su, cam gibi farkli yoğunluktaki ortamlardan geçtikten sonra yön değiştirmesidir kırılma. Işık normalde her yönde titreşerek ilerler. Bu titreşimler süresince sadece belli açıdaki titreşimlerin bırakılıp, diğerlerinin söndürüldüğü ışığa polorize edilmiş yani kutuplanmıs ışık denir.

Işık kaynakları kullanım biçimlerine göre de doğrudan gelen ışık, önden gelen ışık, yandan gelen ışık, ters ışık, üstten gelen ışık, noktasal ışık, dolaylı gelen ışık gibi isimler alırlar.

RENK


Bir ışık kaynağından yayılan ışınlarin nesnelere çarptıktan sonra yansımaları sonucu gözümüzün algıladığı duyum renktir. Beyaz olarak algıladığımız gün ışıgı, spektrumunda kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert ve mor renkleri verir.

Bilinen tüm renkler eklemeli ve çıkarmalı renk birleşimleri yöntemleriyle elde edilir:

Kelvin derece (K) ile gösterilen renk sıcaklığı ışık kaynaklarının renk kalitesini belirler. Işık kaynaklarının renk sıcaklıklarının bilinmesi sonuç görüntüde ki renk oluşumlarına ilişkin bilgi iletir. Kelvin değerleri arttıkça tonlardaki mavilik artar, kırmızılık azalır.

Film üreticileri kullanılacak ışığın renk sıcaklığına göre ayarlanmış ışığa duyarlı bileşikler kullanarak, renk sıcaklıklıkları farklı filmler üretirler. Film üzerinde renk sıcaklık değerleri, üreticilerce yazılır. Günışığı filmleri en yaygın kullanılanlardan biridir. Bu yüzden günışığının özelliklerini bilmek önemli. Gün ışığı sabahların erken saatlerinde sarımsıdır, akşama doğru kırmızılaşır; bunlar, ışığın yumuşak olduğu saatler, öğle saatlerındeki gelme açışı dikleşen ışık, sert ışık adını alır. Kışın, yaza göre daha mavi tonlar elde edilir. Deniz seviyesinden yükseldikçe mavilik ve mor ötesi ışınların etkisi artar. Doğrudan gelen güneş ışığı gölgelere göre daha sıcak olur tonlu olurken, bulutlu ve puslu havalar grimsi-mavimsi tonlara kayarlar.

IŞIKLAMA

Görüntünün oluşumu için gerekli ışığın belirli bir süre boyunca film düzlemi üzerine düşürülmesi işlemi ışıklama (pozlama, exposure) adını alır. Doğru bir ışıklama için diyafram,örtücü hızı, film hızı arasındakı ilişkinin iyi bilinmesi, çekim esnasındaki hedefin doğru belirlenmesi önemlidir.
Doğru ışıklamada, aydınlatmanın özelliklerinin bilinmesi, objenin yansıtma gücü, film hızı, filmin renk duyarlığı, çevreden yansıyan ışık gibi etkiler belirleyici olur.

GÖRÜNTÜ DÜZENLEME

Görüntü düzenleme, fotografçının bakışı ve yaklasımlarıyla doğrudan ilişkilidir. Fotoğrafçı gördüğü bir görüntüyü seçimleri, bakiş açısı, Fotografik malzemeleriyle oluşturur. Görüntü düzenlemede;

Bakış yönü, bakış yüksekliği, bakış uzaklıği, dikey, yatay çerçeveleme, konu seçimi, konuyu yalınlaştırmak, konudan doğan çizgileri belirginleştirmek, konu, renkler, tonlar ya da biçimsel denge oluşturmak, perspektif ve derinlik yaratmak, hareket, desen, ritm, simetri ya da asimetri oluşturmak birbirinden farklı seçimler olarak karşımıza çıkarlar.
FOTOĞRAF MAKİNESİ NASIL ÇALIŞIR?
Fotoğrafı çekilmek istenen objeden yansıyan ışık objektifçe toplanır, odaklanır. Sonra, objektifin içindeki diskin ortasındakı diyafram adlı delikten geçerek örtücüye ulaşır. Fotoğraf makinelerinin çoğunda filmin tam önüne yerleştirilen örtücü ışığın geçmesini engelleyen bir perde. Çekim sırasında önceden seçilen bir süre boyunca açık kalarak, ışığın film üzerine düşmesini sağlar. Bakaç, film yüzeyinde oluşacak görüntü için önizleme yapılmasına olanak sağlar. Bu akışın sonunda film yüzeyindeki gizli görüntü elde edilir.


FOTOĞRAF MAKİNESİNİN ANA ELEMANLARI

Bütün fotoğraf makineleri dört ana elemanı mutlaka içerir:
1. Objektif
2. Diyafram
3. Örtücü
4. Bakaç

1. OBJEKTİF

Görüntüsü elde edilmek istenen objeden yansıyan ışık ışınlarının, ışığa duyarlı yüzey ya da algılayıcı üzerine istenen biçimde düşmelerini sağlayan mercek ya da mercekler topluluğundan oluşan objektifler fotoğraf makinelerinin en önemli parçaları.

Normal Objektifler
Normal objektifler insan gözünün görebildiği açıya en yakın görüşü sağlarlar. 35 mm SLR makineler için 50 mm'lik objektif, 6x6 cm alan makineler için 75 mm - 80 mm'lik objektif, 6x9 cm alan makineler için 150mm'lik objektifler, sayısal kameralar için 7 - 21 mm'lik objektifler normal objektif sayılırlar.

Geniş Açılı Objektifler
Geniş açılı objektiflerin görüş açısı normal objektiflere göre gittikçe genişleyen, alan derinliğini artıran niteliktedirler. Yaygın olarak, çok dar alanlardakı en geniş görüntüyü elde etmekte kullanılırlar. 35 mm'nin altındaki odak uzunluklarında elde edilen görüntünün köşe ve kenarlarında bozulmalar oluşturabilirler. Ancak bazı fotoğrafçılar bu bozulma etkisini estetik bir değer olarak kullanabilirler. 17 mm - 28 mm arasında kalan objektifler geniş açılı objektiflerdir.

Balık Gözü Objektifler
Balık Gözü Objektifler en genis görüş açısı olanağı sağlarlar. Bu tür objektifler kullanılarak elde edilen görüntülerde dikey ve yatay çizgiler önemli ölçüde bozulur, dairesele yakın görüntüler elde edilir. Yaratıcı görüntülere ulaşmada oldukça yardımcı olan, 6 mm - 16 mm arasındaki objektiflerdir.

Dar Açılı (Tele) Objektifler
Görüş açısı normal objektiflerden daha dar olan objektifler. Fazla yakınlaşılamayan portre, spor veya doğa gibi konuların çekimlerinde kullanılır. 100 mm, 200 mm, 300 mm, 400 mm değerli objektiflerdir.

Değişken Odaklı (Zoom) Objektifler
Değişken odaklı objektifler değişken görüş açısı sağlarlar. Bu sayede, çekilmek istenen görüntünün objektif değiştirmeksizin ya da daha az objektif değiştirerek elde edilmesini olası kılarlar. 28 - 70 mm, 28 - 210 mm, 35 - 70 mm, 100 - 300 mm, 100 - 400 mm ve benzeri aralıklar içinde görüş açışı değişebilen objektiflerdir. Bu tür objektiflerdeki mercek sayısının, görüntü kalitesine olumsuz etkilediği söylense de, insan gözünün ayıredebileceği nitelikte bir kalite kaybı değildir bu.

Makro Objektifler
Makro objektifler 50 mm, 100 mm, 125 mm değişmez açılı objektiflerdir. Konuya 1/1 ile 1/10 gibi oranlarda çok yakın çekimlerde, özellikle de doğa fotografçılığında kullanılır. Çiçek çekimlerinde sıradışı etkiler yaratır. Doğa fotografçılarının vazgeçemedikleri bir araçtır makro objektifler.

Aynalı Objektifler
Aynalı objektifler görüş açısı değişmeyen 500mm ve üstü objektiflerdir. Spor, vahşi doğa gibi objenin fotoğrafçıdan uzak olduğu çekimlerde ya da sanatsal etkiyi artırmak amaçlı kullanılır.

2. DİYAFRAM

Diyafram, ışıklanacak yüzeyin üzerine düşürülecek ışık miktarının ve görüntü netliğinin denetlenmesini sağlar. Emirlerini dışarıdan alan bir gözbebeği gibi, ışıklı ortamlarda kısılıp, az ışıkli ortamlarda açılabilirler. Diyaframın ne kadar açıldığını f adını alan değerler gösterir. Standart diyafram açıklıkları f:1.2 - f:1.4 - f:1.8 - f:2 - f:2.8 - f:4- f:5.6 - f:8 - f:11 - f:16 - f:22 - f:32 şeklinde bir dizi oluşturur. Bu diziden sağa doğru gidildikçe, diyafram açıklığı azalarak her seferinde yarıya düşer. Örneğin, f:4 diyafram açıklıgı f:5.6 diyafram açıklığından geçen ışığın yarısını geçirir. En büyük f sayısı en küçük diyafram açıklığı, en küçük f sayısı en büyük diyafram açıklığına karşılık gelir. Başka bir deyişle f:1.2'ye ayarlanan bir diyafram değerinde en fazla ışık, f:32'ye ayarlanan bir diyafram değerinde de en az ışık film yüzeyine düşer, tabi ki fotoğraf makinenizde daha küçük bir diyafram açıklığı yoksa.

Diyafram netlik yaptığınız objenin net kaydedilmesini de sağlar. Diyafram açıklığı azaldıkça ( örnegin f:16 - f:32 aralığındaki diyafram değerlerinde), daha geniş bir alan net görüntülenir. Net görüntülenen bu alan "net alan derinliği" adını alır. Diyafram açıklığı büyüdükçe (f:1.2 - f:5.6 ) de net alan derinliği azalarak, ana konunun ön ve arkasına gelen diğer tamamlayıcıların netsizlikleri artırır.

3. ÖRTÜCÜ

Çeşitli kaynaklarda obtüratör, enstantene, shutter gibi yabancı sözcüklerle de anılır. Filmin ne kadar süreyle ışıklanacağının saptanmasını sağlar. Çekim yapmak için deklansöre basıldığında örtücü açılır ve belirlenen süre sonunda kapanır. Örtünün açık kalma süresini gösteren saptanmış değerlere örtücü hızı denir. 1/1, 1/2, 1/4, 1/8, 1/15 1/30, 1/60, 1/125, 1/250, 1/500, 1/1000, 1/2000 şeklinde bir dizi standart örtücü hızı değerleridir. 1 saniyeden başlayarak saniyenin 1/2 si; 1/4 ü; 1/8 i gibi daha az sürelerde örtücünün açılıp kapandığını anlatır. Sağa doğru gidildikçe her örtücü hızı değeri bir öncekinin yarısı kadardır. Bu değerlere B (Bulb) ve A gibi örtücü hızları eklenebilir. Bulb örtücü hızının fotoğrafçı tarafindan belirlenmesini sağlar. A ise makinenin tüm ölçümleri kendiliğinden yapmasını sağlar.

4. BAKAÇ

Yaygın olarak vizör denir. Elde edilmek istenen görüntünün nasıl olacağına ilişkin önizleme olanağı verir. Çoğu makinede telemetre, kırık görüntü, mikroprizma gibi netlik yapmayı kolaylaştırıcı sistemler bakaç içerisinde yer alır. Ayrıca ışık ölçümü, ışıklama, diyafram, örtücü hızı,flaş, pil kontrolü gibi denetlenebilir işlemler de bakaçtan izlenerek yapılabilir.

FOTOĞRAF MAKİNESİ ÇEŞİTLERİ VE SEÇİMİ

Günümüzde çok çeşitli fotoğraf makineleriyle ya da kameralarıyla karşılaşmak olası. Kutu kameralar, 120 TLR (Twin Lens Reflex), 35mm SLR (Single Lens Reflex), roll film kullanan SLR, anında basılı görüntü veren (polaroid), kompakt, APEX makineler, sayısal kameralar yaygın olarak bilinenler.

Günümüzde yaygın olarak kullanılan, kompakt, 35 mm SLR arasında seçim yapmak için ne yapmak istediğinizi, beklenti ve hedeflerinizi dikkatlice saptamalı; isteklerinize ve beğenilerinize uygun olanı seçmelisiniz.

35 mm SLR Makinelerde;
Olumlu yönler
- Film üzerine kaydedilen görüntü bakaçtan gördüğünüzle aynıdir.
- Isık ölçümü sadece objektife gelen ışıktan yapıldığı için ışık ölçümü hatası en azdır.
- Objektif ve yardımcı malzemelerdeki çeşitlilik hem çok yönlü hem de geniş bir alanda iş üretebilmeyi sağlar.
- Pilleri bitse bile, bazı makineler yine de bir örtücü hızı seçeneği verebilirler.
- Çeşitli seçenekler sunan çok sayıda model bulmak olası. Ayrıca çoğunda optik ve elektronik mühendisliğinin yarattığı son teknolojik yenilikler mevcut.

Olumsuz yönler
- Çekim sırasında biraz gürültülüdür.
- Mekanik ya da elektronik karmaşıkıikları arıza olasılığını artırır.
- Kompakt makinelere göre kullanımı daha zordur ve ağırlığı daha fazladır.
- Ekonomik bedelleri oldukça yüksektir.
- Her örtücü hızı değerinde flaş eşlemesi yapılamaz.

Kompakt Makinelerde;
Olumlu Yönler
- Oldukça az ışıkta bile bakaç görüntüsü parlaktır.
- Küçük ve hafif oldukları için kolaylıkla taşınabilir.
- Tam otomatik modeller şipşak çekimler için idealdir.
- Çekim sırasında daha sessizdir.
- Her örtücü hızı değerinde flaş kullanılabilir.

Olumsuz Yönler
- Yakın çekimlerde paralaks hatası (bakaçla objektif arasında optik bağlantı olmadığından bakılan görüntüden daha farklı bir sonuç görüntü oluşmasına denir) yaratır.
- Kırmızı göz düzelticisi bulunmayan tüm modellerle çekilen insan fotoğraflarında kırmızı gözlü görüntüler elde edilir.
- Objektif değiştirilemez, genellikle de yardımcı aksesuar kullanılamaz.
- Yaratıcı fotoğraf çalışmaları yapılamaz.

FİLMLER


Fotoğraf salt camera obscurayla değil, kendini gerçekten görünür kılmayı başaran ışığa duyarlı yüzeylerde vareder. Isıkla yazılan görüntülerin kaydedilebildiği ışığa duyarlı bu yüzeylere film denir. Film yüzeyine hapsedilen görüntülerin açığa çikarılmasında kimyasal işlemler uygulanır.

Sayısal kameralarda filmlerin yerini, CCD denilen ışığa duyarlı, yariiletken malzemeden yapılmış algılayıcılar almıştır.

FİLMLERİN YAPISI

Filmler çeşitli tabakalardan oluşur. Bütün fotografik malzemeler dayanıklı bir tabana gerek duyarlar. Bir filmde bu taban transparan selüloz triasetat ya da sırasıyla polietilen naftalit (PEN) ve polietilen terefitalit (PET) folyo içerir. En önemli tabakalar gerçekte fotografa ait bilgiyi içinde tasiyan ışığa duyarlı emilsiyonlardir. Jelatinden oluşan bu tabakaların içinde gümüş halojenür kristalleri ya da renkli malzeme olması durumunda, geliştirme sırasında renklerin oluşumunu sağlayan ek renk birleştiricileri homojen olarak yayılır. Kalıcı tabakalar nihai sonucu çok dolaylı olarak etkilerler. Mekanik zararlara ya da ışık kaçaklarına karşı görüntünün korunması gibi yararlarının yanısıra kimyasal ve optik denetleme fonksiyonları da vardır ve böylece görüntü kalitesine katkıda bulunurlar.
Modern fotografik malzemeler fazlasıyla karmaşık yüksek teknoloji ürünleridir. Bunlardan bazıları, özellikle bazı renkli filmler, on ya da daha fazla sayıda olağanüstü incelikte tabakalar içerirler. Aslında çok az üretici firma bu karmaşıklıkta ürün geliştirme ve üretme yeteneğindedir.

Emilsiyon tabaka kalınlığı:
3 to 13 µm

Taban kalınlığı:
35mm film: yaklaşık 120 µm
roll film: yaklaşık 95 µm
tabaka film: yaklaşık 175 µm

FİLM TÜRLERİ

Yapılarına göre;
Siyah Beyaz negatif filmler
Siyah Beyaz pozitif filmler
Renkli negatif filmler
Renkli pozitif filmler
Polaroid filmler
APS - Advanced Photo System

Boyutlarına Göre;
Büyük: 10x12.5 cm, 20x 5 cm ve üzeri büyük boyutlu filmler
Orta: 4,5 veya 6 cm genişliğinde 80 cm uzunluğunda roll filmler
Küçük: 18x24 mm veya 24x36 mm boyutlarındaki filmler
Minyatür: C110 filmler

Hızlarına* Göre;
Çok Yavaş Filmler (4 - 20 ISO)
Yavaş Filmler (25 - 64 ISO)
Orta Hızlı ( 80 - 160 ISO ).
Hızlı Filmler (200 - 500 ISO )
Çok Hızlı ( 640 - 3200 ISO )

ISO ile gösterilen film hizi filmin ışığa olan duyarliligini gösteririr. ISO değeri arttıkça ışıga duyulan gereksinim azalır.
* Birim olarak ASA hızları verilmiştir.

YARDIMCI ARAÇLAR


Fotografla ugraşırken hem çekim esnasında hem de daha sonra gereksinim duyabileceğiniz çok çeşitli malzemeler vardır.

SÜZEÇLER

Süzeçler, film yüzeyine düşürülecek ışığın mor ötesi gibi zararlı olanlarından korunmak, niteliğini denetlemek, özel bir etki yaratmak gibi çesitli amaçlarla, objektifin önüne takılan cam, plastik ya da jelatinden üretilmiş araçlardır. Filtre olarak da bilinirler, çok çesitlidirler. Çoğu süzeç film yüzeyine düşen ışığı azaltır. Süzeçlerin üzerinde SLR makinelerde ışık ölçümü, objektif içinden geçen ışığa göre yapılldığından ek diyafram ya da örtücü hızı ayarı gereksizdir. Ancak yine de süzeçlerin üzerinde azalan ışık miktarını dengeleyici süzeç çarpanı (filtre faktörü) üreticilerce belirtilir.

FOTOĞRAF EKİPMANLARI

Işık ölçücüler, fotoğraf makinesi destekleri (tripod, monopod, el tutucuları vb.), otomatik deklanşörler, motorlu film sarıcılar, hacimli film magazinleri, objektifler, filtre sistemleri, fotoğraf makinesi bakım ve temizliği için çesitli gereçler, flaşlar, ışık kaynakları, fotoğraf çantaları, arşivleme malzemeleri bir fotoğrafçının gereksinim duyabileceği ekipmanlar arasında sayılabilirler.

ÇEKİM SIRASINDA DİKKAT EDİLECEKLER


Hangi konuda olursa olsun fotoğraf çekmeye başlamadan önce dikkat edilmesi gereken bazı konular vardır.

Fotoğraf makinenizin pil kontrolü yapılmamişsa ya da film takılmamişsa çok sayıda fırsat kaçırabilirsiniz. Aniden karşınıza çıkan koşullar harika fotoğraf malzemeleri olabilir. Bunlari yakalayabilmek için, önceden bütün kontrolleri yapilmış ve uygun film takılmış fotoğraf makinenizin yanınızda olması yeterli. Seçtiğiniz konuya yakın durarak çekim yapmak daha iyi fotoğraflar elde etmenizi sağlar. Böylece arka planda gereksiz yere görünecek görüntüleri ayıklayabileceginiz gibi, ana konuyu daha çok ortaya çıkarabilirsiniz. Ancak, genellikle tam otomatik makineler 1-1,5 metrenin altındaki uzaklıklarda net görüntü vermezler. Bu nedenle bu mesafeden daha fazla yaklaşmanızı önermiyoruz.Insanların yer aldığı fotoğrafları çekerken, onların doğal davranmalarını sağlayın. Bu, elde edilecek fotoğrafin ve fotoğrafta yer alanların daha doğal görünmesini sağlayacaktır. Kasılmış ya da sıkılmış etkisi veren düzenlemelerden kaçının; konunuzun doğal ve sakın olmasını sağlayın.fotoğrafta arka planın basit olması, konunun daha öne çıkmasını ve daha güçlü görünmesini sağlar. fotoğrafı çekmeden önce arka planı kontrol etmeyi unutmayın. Gerektiğinde, yerinizi ya da bakiş açısını değiştirerek, istemediğiniz tüm görüntülerden kurtulabilirsiniz.

Ana konunun fotoğrafın tam merkezinde olması yanlış değildir; ama daha güzel, daha etkili fotoğraflar elde etmek isterseniz, konunun tam merkezde olmamasına özen gösterin. Böylece göze daha hoş görünen, daha hareketli görüntüler elde edebilirsiniz. Manzara fotoğrafları çekerken ön planda, başka bir deyişle sizin yakınınızda uygun bir nesnenin bulunmasına özen gösterin. Bu fotoğrafınıza bir derinlik ve boyut katar.

Fotoğraf çekerken ışığın yeterli olmasına dikkat edin. Daha iyi ışık koşulları fotoğrafınızın daha ilginç, daha renkli, daha boyutlu, daha güzel olmasını sağlar. Güneşli günlerde, bulutlu ve yağmurlu günlere göre daha iyi fotoğraf elde edebilirsiniz. Bulutlu günlerde de iyi fotoğraf elde etmek olası; ancak bulutların rengi, yoğunluğu gibi başka ayrıntılara dikkat etmek gerekir. Böyle günlerde gölgeler azaldığından ışık, fotoğrafın her yerine eşit dağılır. Güneşli günlerde çekilen fotoğraflardakı gölgeler ışığın değişik etkilerini ortaya çıkarır.Bazen yaptığımız küçük dikkatsizlikler nedeniyle, iyi olacağını umduğumuz fotoğraflar bizi düş kırıklığına uğratırlar. Çünkü fotoğraf çekerken makinemizi oynatarak görüntünün bozulmasına neden olabiliriz. Bunu önlemek için fotoğraf makinenizi vücudunuzun bir parçası gibi düşünüp, çekim sırasında soluğunuzu tutun. Isığın daha az olduğu koşullarda üçayak (tripod) kullanabilirsiniz. Üçayak, fotoğraf makinenizi üzerine koyabileceğiniz yardımcı bir alettir ve makinenizi sallamadan çekim yapmanızı sağlar.Isığın yetersiz olduğu ortamlarda, konuyu aydınlatarak fotoğrafın çekilmesine yardımcı olan flaşı kullanırız. Birçok otomatik makinede kendiliğinden devreye giren bir flaş vardır. Ancak flaş gözümüzün gördügü her yeri aydınlatamaz; genellikle, makinenin tipine göre ortalama 1,2-6 m arasındaki bir uzaklığın aydınlanmasına yardımcı olur. fotoğraf çekerken seçtiginiz film de fotoğrafınızın güzelliğini belirler. Isik miktarıyla seçilecek film arasında dogrudan bir ilişki vardır. Isik azaldıkça daha hızıi filmler kullanılmalıdir. Film hızı ISO/DIN denilen değerle gösterilir ve bu deger arttıkça film hızı artar. Çekim yapmak için bol ışıklı yerlerde düsük hızlı, örnegin 100 ASA/DIN degerinde, az ışıklı yerlerde yüksek hızlı, örneğin 400 ASA/DIN değerinde filmler seçebilirsiniz. Artık fotoğraf çekmeye hazır sayılirsiniz. Bundan sonra bir ağacın, bir bulutun, bir günbatımının, bir deniz manzarasının, bir böcek, kuş ya da sevdiğiniz bir başka canlının fotoğrafı her zaman doğayla buluşmanıza aracılık edecek. Bazen çekerken, bazen de çektiğiniz fotoğrafa bakarken.

FOTOĞRAF MAKİNESİNİ TAŞIMA ve KULLANMA

Bir fotoğraf makinesini aldıktan sonra ilk iş nasıl taşınması, tutulması ve kullanılması gerektiğini ögrenmek olmalı. Ne kadar iyi bildiginizi düsünseniz de, bir kamera ya da makineyi kullanmadan önce mutlaka tanıtımını yapan kitapçığı okumalısınız. Burada belirtilen mini ayrıntılar, aslında makine ya da kameranızı daha iyi tanımaya, bu sayede yanlış bir işlem yaparak neden olacagınız, garanti kapsamına girmeyen kullanıcı hatalarının en aza inmesıni sağlar. Kompakt, SLR gibi, ne tür bir makine tercih ederseniz edin, hem koruyabileceğiniz hem de taşıyabileceğiniz bir kılıf ya da çanta edinmek makine ya da kameranızın ömrünü uzatacaktır.Kompakt makineler için özel öneride bulunmaya gerek yok, ama çekim süresince, 35mm SLR fotoğraf makinelerinin kullanım biçimleri önemli.

Fotoğraf makinası, üzerine takılan bir taşıma askısıyla, boyuna asılarak göbek seviyesinde taşınmalı. Bu sayede makinenin savrulması, çarpması, düşmesı gibi sorunlar en aza inerken, kısa sürede çekim durusu da alınabilir.

Çekim sırasında öncelikle sol el avuç içi yukarı bakacak, başparmak öne doğru işaret edecek biçimde açılır. Makine avuç içine yerleştırilmeli ve hafifçe kavranmalı, sağ elimizle de makinenin sağ tarafı üç parmakla tutulmalı, gerekli ayarları yapmak ya da deklanşöre basmak için baş ve işaret parmakları serbest bırakılmalı. Sonra da çekilecek konuya uygun açı aranmalı. Bakaç sağ göze iyice yaklaştırılmalı, gerekli görüntü düzenlemesi yapılmalı. Makineyi sallamamak ya da vücut titreşimlerinin çekime yansımasını engellemek için makineyi tutan kolun vücuda yaslanması ve çekim sırasında nefes alınıp verilmeden deklanşöre basılması, çekimi başarılı kılan yardımcı önlemlerdir.

Işığın yeterli olmadığı ortamlarda üçayak kullanılması yararlıdır. Ayağın olmadığı durumlarda, her zaman geçerli olmasa da, sabit bir yere yaslanmak, oturmak ya da makineyi sabit bir cismin üzerine koyarak çekim yapılabilir.

Kaynak:http://www.biltek.tubitak.gov.tr

07 Ocak 2009 Çarşamba

Digital Fotoğraf Çekme Teknikleri

Dijital fotoğrafçılık nedir?
Geleneksel film fotoğrafçılığının, bilgisayar destekli resim işlemi ile birleştirilmesine, dijital (sayısal) fotoğrafçılık denir. Resimler, artık, bilgisayarda çizilmek veya yaratılmak yerine taranıyor veya dijital bir fotoğraf makinesi ile çekiliyor. Resim, bilgisayarın okuyabileceği bir düzenlemede hazır olursa, rahatlıkla değiştirilebilir, düzeltilebilir, yabancılaştırılır, v.s.. Resim işleminin sonunda, hazırlanmış dijital fotoğraf basılabilir, gönderilebilir veya internet sayfalarında kullanılabilir; bunlar, dijital fotoğrafçılığın sunduğu geniş imkânların sadece bazılarını oluştururlar. Geleneksel fotoğrafçılığın vazgeçilmez yardımcıları olan retuş boyaları, fırçalar ve bıçaklar yerlerini, yazılım ve donanımların sınırsız olanaklarına bırakıyorlar. Yeni teknolojiler, kullanıcının yaratıcılığını öne çıkarmak için, çok gelişmiş araçlar sunuyorlar.

Tarihçe
1996 yılının başlarında, fotoğraf piyasasına iki yeni gelişim tanıtıldı: APS (gelişmiş fotoğraf sistemi) ve dijital fotoğrafçılık. Tabiiki her iki sistemin de avantajları vardır. Orta vadede ve kesin olarak, uzun vadede, dijital fotoğrafçılık belirleyici gelişim olarak, görünecektir. Geleneksel teknolojiden dijital teknolojiye geçiş sürecinde, dijital fotoğrafçılık, belirleyici unsur olmaktadır. Doğal olarak, eleştiriler ve tereddütler olabilir ancak...,

Sizin de bir CD-çalarınız veya cep telefonunuz yok mu?

Dijital fotoğraf makinesi nedir?
Dijital fotoğraf makineleri, gelişimin doruk noktasını oluştururlar. Teknolojik gelişimler, en yeni ürünler ve gittikçe câzipleşen fiyatlar, dijital fotoğrafçılığın ve eğlence-tüketim branşının, sağlam temel taşlarını oluşturmakta. Eskiden resimler filme çekilir, banyo yapılır ve taranarak bilgisayara aktarılır, kalite kontrolü yapıldıktan sonra belki bir daha çekim yapılması gerekebilir..., ve en sonunda istenilen netice elde edilirdi. Dijital fotoğraf makineleri, tam bu noktada devreye giriyorlar. Fotoğrafları çekip, anında kontrol edip, silip, yeniden çekip ve bilgisayara yükleyerek, işleyebilirsiniz. Dijital fotoğraf makinelerinin filme, fotoğrafların ise kimyasal banyolara ihtiyacı yoktur; çünkü doğrudan hafıza kartına kayıt edilirler. Dijital resimler bilgisayara, daha hızlı aktarılır. Bu nedenler dijital fotoğraf makineleri ve kameralerını, yeni başlayanlardan mesleki kullanıcılara kadar, fotoğraf ile uğraşan herkesin tercih ettiği araçlar hâline getirmişlerdir.

Temel kurallara uyulduğunda fotoğraf istediğiniz gibi olur...
Dijital fotoğrafçılık, doğal olarak, geleneksel fotoğrafçılık temelindedir. Burada da otomatik netleme (AF), diyafram ve enstantane gibi kavramlar geçerlidir. Bu kavramları geleneksel SLR makinelerden tanıyoruz, ancak diğer film kullanan makinelerde pek pek işlemedik. Bu noktada dijital fotoğrafçılığın bir avantajı daha ortaya çıkıyor: güncel dijital makinelerin, ufak ve toplu olmalarına rağmen, SLR makinelerin ayar olanaklarına sahip olmak gibi, dâhiyane özellikleri mevcut.

Makineyi, otomatik ayarlar ile sınırlı olarak kullanmak istemiyorsanız, otomatiği kapatıp, el ile kullanınız. Bu konuda makinenin, el ile yapılan ayarlarının kolayca erişilebilir olması gerekir, yoksa sürekli olarak kullanım kılavuzuna bakmak zorunda kalabiliriz. FinePix serisinin bütün modelleri, bir çok işleve kolayca ulaşabileceğiniz şekilde tasarlanmıştır.

Öneri: Bazen, bütün işlevler kullanım kılavuzunda yer almayabilir veya anlaşılmayabilir, bu durumda işlev tuşları ile oynamaktan çekinmeyiniz veya en yakın Fujifilm Dijital bayiinize danışabilirsiniz.

Otomatik netleme (AF) nedir nasıl çalışır?
Çoğu makinelerin otomatik netleme sistemleri, pasif (durağan) işlerler. Bu işlemde kontrast’a (zıtlık) göre ölçüm yapılır. AF-sisteminin kullanımı çok kolaydır: çekmek istediğiniz nesneyi seçip, hedeflediğinizde deklanşöre yarım basarak netlemeyi yapmış olursunuz. Ancak, zaman zaman, sadece dijital makinelerde olmayan, netleme sorunları ile karşılaşabiliyoruz. Aşağıda, en çok karşılaşılan sorunları ve bunların çözümlerini sıraladık: Okumaya Devam >>


DİJİTAL FOTOĞRAF MAKİNENİZLE NASIL ÇEKERSİNİZ?

“Benim ortalama bir makinem var, bu iş için profesyonel bir makine gerekir mi?” diye kaygı duyuyorsanız, “Hayır, en basit makine ile bile birşeyler yaparız” derim.

Neler lazım?

* Bir fotoğraf makinesi (pozlama süresi ile -shutter deniyor buna- oynanabilmeli)

* Bir üçayak varsa makineyi sabitlemek için iyi olur.

* Fotoğrafları birleştirecek program (Photomatix ya da Photoshop CS2 ve yukarısı yapıyor)

Başlayalım. Makinenizi sabit nesnenin önüne koyun. Işık ölçümü +2EV olacak kadar çok ışık alacağı poza getirin. Bu genelde M yazan moda getirdiğinizde manuel ayarladığınız kısımdır. f (exposure / diyafram ) değeri bu işlem sırasında sabit tutulur. Sadece shutter hızı yani pozlama süresi değiştirilir. Daha yüksek bir değere çekilir. (Böylece parlak olan pozu çektik)

* Sonra 0EV olacak şekilde yeniden çekin. (Normal pozu çektik)

* Son olarak -2EV olacak şekilde çekin. (Bu da karanlık poz)

Kimileri bu EV leri şöyle veriyor

-1EV, 0EV ve +1EV veya
-1EV, +1EV ve +3EV

Önemli notlar: Aynı kareyi çekmek gerektiğinden mümkünse hiç birşey hareket etmemeli ve deklanşöre parmağınızla bastığınızda titremesini istemiyorsanız ya zamanlama ile çekmeli ya da gelişmiş makielerde uzaktan kumanda kullanmalısınız.

PROFESYONEL BİR MAKİNENİZ VARSA
Fotoğraf makinesinin f diyafram açıklığı sabit kalacak. Siz sadece shutter pozlama ile oynayacaksınız. Altı kez çekecekseniz diyelim ki, 1/3, 1/10, 1/20, 1/40, 1/100, 1/250 shutter hızlarını kullanıyoruz.

Bu sırada makine titrememeli (uzaktan kumanda veya deklanşör kablosu kullanmalı) f değişmemeli. ISO100 den yukarı çıkmazsanız en güzeli. Bracket kontrolü varsa +2 EV 0EV ve - 2EV pozlama yapacak şekilde 3lü pozlama yapın. Çekimlerde varsa RAW formatı JPEG yerine kullanın. 3g
Kaynak :http://www.gunesintamicinde.com, 3g

21 Aralık 2008 Pazar

Temel Dijital Fotoğraf Teknikleri

Temel Dijital Fotoğraf Teknikleri

1. İlk kez kullanacağınız hafıza kartını kullanmadan önce mutlaka formatlayın. Bu işlemi yapmadan kullanırsanız çektiğiniz fotoğraflar kaybolabilir.
2. Çekim yapmaya çıkmadan önce bir poz deneme çekimi yapın. Herhangi bir şey eksik yada problemliyse bu yolla tesbit edip düzeltebilirsiniz.
3. Bazı digital fotoğraf makineleri preview özelliklidir, çekilen fotoğrafı OK tuşuna bastıktan sonra hafızaya kaydeder. Buna dikkat etmezseniz fotoğraflarınız kaydolmaz.
4. Amacınıza göre çekim kalitesini değiştirerek belleği verimli kullanınız.Eğer web sitesi tasarımı veya e-posta eki için çekim yapıyorsanız Economy ayarını, fotoğraf baskısı için çekim yapıyorsanız Best ayarını, Arşivlemek için çekim yapıyorsanız Normal ayarını kullanabilirisiniz.
5. Menü ayarlarıyla oynayıp kameranın ayarlarını içinden çıkılamayacak kadar bozduysanız, setup menüsünden reset fonksiyonunu kullanarak makinenizi fabrika çıkış ayarlarına getirebilirisiniz.
6. LCD parlaklık ayarınızı güneşli ortamlarda yükseltiniz. Karanlık ortamlarda parlaklığı düşürerek bataryayı tasarruflu kullanabilirsiniz.
7. Bataryadan tasarruf etmek için makinenizi kapalı tutarsanız açana kadar çekebileceğiniz fotoğrafları kaçırabilirsiniz. Bu gibi durumlarda makine açık LCD kapalı konumda tutularak vizörden çekim yapılmalıdır.
8. Kameranızı açık unutup bataryanın tamamen boşalmasını önlemek için setup menüsündeki Auto power off fonksiyonu devreye sokulmalıdır
9. Çekimlerinizde digital zoom özelliğini mümkün olduğu kadar kullanmayınız. Digital zoom çekim kalitesini düşürmektedir. Dilerseniz daha sonra bilgisayarda görüntüyü büyütüp digital zoom elde edebilirsiniz.
10. Kamera vizörü yanında kırmızı veya yeşil yanan ışıklar vardır bunlar kameranın netleme işleminin, otomatik ayarlarının veya flaşının hazır olup olmadığını gösterir. Eğer kırmızı yanıyorsa çekim yapmayıp yeşil yanana kadar beklenmelidir.
11. Net fotoğraflar çekmek ve titremelerden etkilenmemek için yüksek enstantane değerleri ile çekim yapınız. Çoğu makinede bu değer 1/50 değerine ayarlıdır. 1/125 ideal bir değer olabilir.
12. Işığın az olduğu koşullarda Enstantane ve Diyafram değerini düşürünüz. Makinenizde ISO ayarlama özelliği varsa ISO değerini biraz yükseltiniz, çok fazla yükseltmek görüntü kirliliğine neden olabilir. Makineyi titretmemek için dirseğinizi vücudunuza dayayabilir, kapı pencere pervazlarına dayanabilir, masa, kitap gibi nesneleri sehpa niyetine kullanabilirsiniz.
13. Flaşınızın kaç metreye kadar aydınlattığını bilirseniz doğru pozlama yaparsınız. Kullanım kitapçığının özellikler bölümünden Flash Guide Number (GN) değerini öğrenip, bu değeri kullandığınız diyafram değeri (f) ile bölerseniz flaşınızın kaç metreyi aydınlatabildiğini öğrenirsiniz. Örnek: GN değeri 10 olan bir makine ile 1.8 diyafram değeri ile 10/1.8=5.5metre uzaklığa kadar flaşlı çekim yapabilirsiniz.
14. Karanlık ortamlarda flaş kullandığınızda gözler kırmızı çıkar. Bunun nedeni göz bebeğinin karanlıkta büyümesidir ve flaşın gözün arka tarafındaki ağ tabakasını aydınlatmasıdır. Bunu önlemek için flash menüsünden Red Eye Reduction fonksiyonunu aktif hale getiriniz. Bu fonksiyon aktive edildiğinde LCD de göze benzeyen bir sembol görünecektir. Kırmızı göz engelleme aktifken deklanşöre basıldığında flaş önce birkaç kez çakacak ardından çekim yapılacaktır. Bunun amacı çekim öncesi göz bebeğini küçültmektir. İlk flaş çaktığında çekim yapıldı zannedip pozisyonunuzu bozmayınız.
15. Bazı durumlarda ışık az ama ortam güzeldir. Flaş ortamın bütün büyüsünü bozabilir. böyle durumlarda flaşı iptal ederek çekim yapınız. Birde flaşlı deneme yapılabilir. Güzel olmayan poz daha sonra silinir.
16. Portre çekimlerinde çekilecek kişinin arkasında güneş varsa yüzlerin karanlık çıkmaması için mutlaka flaşı kullanınız.
17. Gece çekimlerinde flaşı kullanırken makinenizi gece moduna getiriniz. Örneğin arkada ışıl ışıl bir manzara önde arkadaşınız ve karanlık bir gece. Doğrudan flaşla çekerseniz arkadaki manzara fotoğrafta yer almaz. Flaş kullanmazsanız şimdide arkadaşınız fotoğrafta yer almaz. Makine gece moduna getirildiğinde perdeyi arkadaki manzarayı pozlayacak kadar açık tutar kapanmadan hemen önce flaş çakarak sizi de manzaranın içine dahil eder. Bu teknikleri denemeyi alışkanlık haline getiriniz.
18. Kar ve Kum gibi açık rengin neredeyse tüm kadrajı doldurduğu durumlarda otomatik ışık ölçümü hata yapar. Bunu telafi etmek ve çekmek istediğiniz konuların kara lekeler olarak değil de gerçek renklerle görünmesini istiyorsanız, bir iki stop pozlama telafisi yapınız. Yani +/- şeklinde gördüğünüz EV ayarını duruma göre +1 yada +1.5 yapınız.
19. İnsan ve Çevre konulu bir fotoğraf çekiminde kişilere mümkün olduğu kadar çok yaklaşınız. Kişileri kareye bit kadar yerleştirip tüm binayı çekerseniz, kimin kim olduğu anlaşılmayacak, anlamsız bir fotoğraf olacaktır. Önce kişileri binanın önünde çekip ardından binayı tek başına çekerseniz ve albümde bu iki fotoğrafı yan yana koyarsanız kişilerin o bina önünde olduğu anlaşılacaktır.
20. Güneşin tam tepede olduğu saatlerde çiğ bir ışık olduğu için bu saatlerde çekilen fotoğraflar sanıldığı gibi güzel olmayacaktır. Sabah ve Öğleden sonra gibi ışığın yatay olduğu saatler çekim için daha uygundur.
21. İnsanları şirin göstermek için yukardan fotoğraf çekiniz. Bu boyların kısa görünmesine neden olsa da yüzleri şirin gösterir. Bir insanı büyük ve şişman göstermek için aşağıdan çekebilirsiniz bunu bayanlarda denemeyiniz.
22. Bir objeyi yarım metreden daha yakın bir mesafeden çekiyorsanız, makinenizde makro fonksiyonunu aktif hale getiriniz. Makro aktifken LCD ekranda bir çiçek resmi görürsünüz. Artık istediğiniz kadar yaklaşabilirisiniz.
23. Net çekimler için diyafram değerinin mümkün olduğu kadar yüksek olması gerekir. Işığın fazla olduğu ortamlarda diyafram değerini yükselterek daha net pozlar elde edebilirsiniz.
24. Kameranızda Auto focus ile ilgili ayarlar bölümünde AF Area seçeneği varsa bu ayar sayesinde fotoğraf karesinin herhangi bir alanını netleştirerek çekim yapabilirisiniz.
25. Hafıza kartlarını makineniz açıkken çıkartmayınız. İçindeki bilgiler zarar görüp, kartınız bozulabilir. Çoğu makine hafıza kartının kapağını açınca makineyi kapatır. Yinede buna dikkat edilmelidir.
26. Eğer bilgisayarınıza fotoğrafları aktarırken sabit diskinizde dosya kopyalar gibi rahat biçimde çalışmak istiyorsanız, harici hafıza kartı okuyucusu edininiz. Fotoğraf makinenizin hafıza kartını seyyar hafıza olarak da kullanabilirsiniz.
27. Çektiğiniz fotoğrafın en fazla hangi boyutta basılacağını fotoğraf çözünürlüğünü 60?a bölerek bulabilirsiniz. Örnek 1: 800×600 800/60=13 600/60=10 Maximum 10X13 ebadında fotoğraf baskısı Örnek 2: 2048×1536 2048/60=34 1536/60=25 Maximum 34×25 ebadında fotoğraf baskısı
28. Objektifleri yumuşak dokuya sahip bir bezle yuvarlak hareketlerle temizleyiniz. Kesinlikle alkol gibi çözücü maddeler kullanmayınız. Bunlar lensin üzerindeki film tabakasını bozabiliriler. Kum gibi cisimleri hava fırçasıyla temizleyin aksi takdirde objektifinizi çizersiniz.
29. Kumsal gibi küçük kum taneleriyle dolu bölgelerde makinenizi çok iyi koruyunuz. Bu tanecikler çok tehlikelidir. Bir rüzgar esmesi bile makinenizin sonunu getirebilir.

Kaynak: Photoline 2003/11 Başar Tuncel
Temel Dijital Fotoğraf Teknikleri
Yazar: admin 19 Eyl



-----------------------
Fotoğraf makinesi ile DivX çekmek mümkün
Pentax'ın A serisi ve bazı S serisi model dijital fotoğraf makineleri, DivX formatında televizyona uyumlu video çekebiliyor
Pentax fotoğraf makineleri, neredeyse kendi başına fotoğraf çekmesini sağlayan özellikleri ile her düzeydeki kullanıcıya hitap ediyor çekim yapabilen Pentax'ın A10, A20, A30, S6 ve S7 modelleri ise yüksek kalitede videoları, DivX sıkıştırmanın sağladığı olanakla daha fazla içeriği saklamaya olanak tanıyor DivX, video-ses sıkıştırmada, özellikle internet üzerinde içerik paylaşanlar tarafından çok yoğun kullanılmasıyla dikkat çekiyor
Asıl amacı, sabit diskte çok yer kaplayan video dosyalarını sıkıştırmak olan DivX (diğer adıyla MPEG-4), 5 GB’ye yakın içeriği 700 MB kapasiteli normal bir CD’ye sığacak hale getiriyor DivX sıkıştırması, görüntü kalitesinin DVD'nin biraz altına düşmesini engelleyemezken,VCD’den oldukça yüksek görüntü kalitesi sunuyor DivX sıkıştırması desteği bulunan dijital fotoğraf makinelerinde, bu sıkıştırma formatı kullanılarak yapılan çekimler, bellek hafızasına DVD’ye oranla 6 kata yakın daha fazla kayıt yapma olanağı sunuyor
PENTAX'TAN DIVX ÇEKEBİLEN DİJİTAL FOTOĞRAF MAKİNALARI
Pentax A10: 8 megapiksel çözünürlüğe ve 25 inç büyüklüğünde LCD ekrana sahip Pentax Optio A10 dijital kamera, 30 kare/saniye hızında 640x480 piksel veya 320x240 piksel çözünürlükte sesli video görüntü kayıt edebiliyor DivX görüntü formatı destekleyen ürün, sarsıntı giderme özelliği ile düşük objektif hızlarında çekilen fotoğraflardaki titremeden kaynaklanan bozulmaları ortadan kaldırıyor
Pentax A20: Pentax’ın 10 megapiksellik dijital fotoğraf makinesi , 30 kare/saniye hızında ve 640x480 piksel ve 320x240 piksel çözünürlüğünde sesli video kayıt yapabiliyor Kamera DivX (MPEG-4) video formatını desteklediğinden uzun süreli ve kaliteli video kayıtlar gerçekleştirilebiliyor 3x optik zoom özelliğine sahip olan A20’nin sarsıntı giderme özelliği zoom yapılarak ve düşük objektif hızlarında çekilen fotoğraflarda netlik sağlıyor

Pentax A30: Pentax’ın 10 megapiksellik dijital fotoğraf makinesi Optio A30, DivX formatında sesli video çekimi ve titremeyi önleyici sisteminin yanı sıra Türkçe menüsüyle dikkati çekiyor Ürün, 30 kare/saniye hızında ve 640x480 piksel veya 320x240 piksel çözünürlüğünde sesli video kayıt yapabiliyor
Pentax S6: 3x optik zoom objektifi ve sarsıntı giderme özelliği ile Pentax Optio S6, 25 inç LCD ekran ve 60 megapiksel özelliklerini 19 mm’lik ince bir gövdede barındırıyor Pentax Optio S6, 640x480 piksel ve 320x240 piksel çözünürlüğünde 30 kare/saniye sesli video görüntü çekimi yapabiliyor Video, DivX (MPEG-4) dosya sıkıştırma formatı kullanılarak da çekilebiliyor
Pentax S7: Yüz tanıma özelliği ile ön plana çıkan , hafifliği ve ince tasarımıyla kadınların zarafetine eşlik ediyor Pentax Optio S7, 7 megapiksel çözünürlüğe ve 3x optik zoom'a sahip Pentax S7 dijital kamera, 30 kare/saniye hızında 640 x 480 piksel ve 320x240 piksel çözünürlükte sesli video kayıt yapabiliyor Pentax S7 kamera da DivX sertifikasına sahip bir ürün
Kaynak:fotograf makinesi ile divx cekmek mumkun
3g Cep Telefonları

27 Kasım 2008 Perşembe

Atatürk Evleri Fotoğrafları

Atatürk Evleri

Atatürk’ün Türkiye sınırları içinde yaşadığı zaman içinde oturduğu, konakladığı veya kendisine hediye edilen evlerden günümüze gelenleri, restore edilip müze ev olarak korunarak sunulduğu "Atatürk Evleri" konulu sergide Türkiye’nin mimari açıdan da bir özetini bulacaksınız.

Atatürk, memleketin gittiği her köşesinde kimi zaman ker****, kimi zaman köşk veya yayla, şehir evlerinde konaklamış, çalışmalarını bu evlerde yapmış, dinlenmiş, gecelemiş.

Günümüze gelen bu evlerden bazıları yıkılmış, bazıları yangın felaketi gibi çeşitli nedenlerle ortadan kalkmışsa da bir çoğu amaca uygun olarak düzenlenmiş. Evler, o dönemi yansıtan ve Atatürk’ün kullandığı eşyalarla döşenerek müze haline getirilip ziyarete açılmış.

Atatürk’ün ruhsal yapısı içinde bulunan ev sevgisi, ev töresi, ev bakımı, ev vefası, estetik duyarlılık, ince zevkleri, unutulmayan anıları gibi özellikleri yaşadığı evlere de yansımış.

Ulu Önder Cumhuriyeti kurup, Ankara da yerleşik bir yaşam biçimine kavuşuncaya kadar Türk milleti kendisini konuk edebilmek, sevgi ve saygısını gösterebilmek için çırpınmış.

Ata’nın yurt gezilerinde konuk olduğu bir çok ev sahipleri tarafından koşulsuz olarak kendisine hediye edilmiş. Atatürk’ün ömrü boyunca kendi malı olan, ona özgü, kendi parasıyla alınmış veya yaptırılmış mülkü olmamış. Ankara’da Söğütözü’nde ki 25-30 metre karelik küçük kulübesinden başka evi de yok. Kendisine hediye edilen evlerin tüm anahtarlarını hastalığı sırasında noter aracılığı ile ve tapularıyla birlikte ait oldukları şehirlere, sahiplerine göndermiş, sahibi yaşamayanları da hükümete kültür hizmetinde kullanılmak üzere emanet etmiş.

Atatürk günlük yaşamı içersinde vazgeçemediği özelliklerinden biri de kitap, defter, kalem gibi yazma ve okuma malzemesi ile birlikte kendisini daha rahat ve huzurlu hissetmesi olarak gösteriliyor. Yalnızlığını çoğu zaman bilardo oyna***** unutmaya çalışmış, bakımlı bahçeler, sağlıklı ağaçlar, renkli çiçekler, açık hava, deniz ve deniz kenarını sevmiş bu tür mekanlarda kahve içmekle bile mutlu olmuş.

"Atatürk Evleri" konulu fotoğraf sergisinde o dönemde Ulu Önder Atatürk’ün anılarıyla yaşayan bu evlere Türkiye genelinde bir yolculuk yapacaksınız...

ANKARA




Çubuk Barajı Atatürk Köşkü


Meteoroloji Binası




Atatürk'ün Yurt Gezilerini Yaptığı Vagon








Çankaya Köşkü




Söğütözü Dinlenme Evi



Direksiyon Binası




Eski Köşk




Atatürk Orman Çiftliği




Alagöz Karargahı - Polatlı


Atatürk'ün Çalışma Odası - Eski Köşk



Atatürk'ün Yattığı Oda - Eski Köşk



Beynem Köyü - Bala




Atatürk Orman Çiftliği (Selanik Kopyası)




İSTANBUL


Atatürk Evi Müzesi - Şişli




Atatürk'ün Kaldığı Ev - Polenezköy



Tartı Koltuğu Florya Deniz Köşkü






Florya Deniz Köşkü



Atatürk'ün Sandalı - Florya Deniz Köşkü



Atatürk Odası - Pera Palas Oteli




Atatürk Odası - Pera Palas Oteli



Dolmabahçe Sarayı



Atatürk'ün Vefat Ettiği Oda
Dolmabahçe Sarayı



Atatürk'ün Yatı - Savarona

__________________


Kaynak: http://www.meleklermekani.com

Hastanede fotoğraf sergisi

Hastanede fotoğraf sergisi

Samsun-İHA - Samsun Mehmet Aydın Devlet Hastanesi tarafından Türkiye geneli sağlık çalışanlarının katıldığı fotoğraf yarışması sonucunda dereceye giren ve beğeni kazanan fotoğraflar sergilendi.


Samsun Mehmet Aydın Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen ve Samsun ve ilçeleri ile Ankara, Bolu, Çorum, Ordu ve Giresun illerinde görevli sağlık çalışanlarının katıldığı fotoğraf yarışmasında dereceye giren ve beğeni kazanılan 52 fotoğraf için sergi açıldı. "Sanatın Hayata Kattığı Mutluluk Bir Deklanşör Kadar Yakınınızda" sloganı ile başlatılan fotoğraf yarışmasına katılan 250 fotoğraftan 52’si sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Mehmet Aydın Devlet Hastanesi Eğitim Salonunda düzenlenen serginin açılış kurdelesini kesen Başhekim Opr. Dr. Ferhat Günaydın, hatıra defterini imzalayarak, yarışmaya katılanları kutladı. Serginin bir hafta açık kalacağı öğrenildi.
16-06-2008 http://www.medimagazin.com.tr

Atatürk Fotoğrafları sergisi

Bodrum'da "Atatürk Fotoğrafları" sergisi

Tarih: 29.10.2008-17:50:48
Muğla'nın Bodrum ilçesinde Cumhuriyetin 85. kuruluş yıldönümü kutlamaları kapsamında gazeteci Güngör Dalay tarafından "Atatürk Fotoğrafları" sergisi düzenlendi.
Geçtiğimiz yıllarda çeşitli gazetelerde foto muhabiri olarak çalıştığını belirten ve şu an Bodrum'da bir yerel gazete ile dergi çıkaran Güngör Dalay'ın hazırladığı sergi Halk Eğitim Merkezi Salonu'nda açıldı. 250 adet fotoğraftan oluşan serginin açılışına Bodrum Kaymakamı Abdullah Kalkan, Bodrum Belediye Başkanı Mazlum Ağan İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Özcan ve öğrenciler ile davetliler katıldı.
Güngör Dalay'a hazırladığı serginin açılışı Bodrum Kaymakamı Abdullah Kalkan ile 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama töreninden dönerken yolda görerek çağırdığı Bodrum Lisesi 9 sınıf öğrencisi Gizem Özbek tarafından yapıldı. Gizem Özbek sergiyi herkesin gelip gezmesini istedi.
Açılışın ardından sergiyi gezenlere, poster olarak bastırılan Atatürk fotoğrafları dağıtıldı. Güngör Dalay sergide yer alan fotoğraf sayısını artırabilmek için çaba harcadığını ve geçtiğimiz yılda açtığı serginin bu yıl da ilgi göreceğini beklediğini söyledi. Bu arada bazı yabancı turistlerinde sergiyi gezdiği gözlendi. Serginin 29 Ekim - 10 kasım 2008 tarihleri arasında açık olacağı bildirildi.
http://www.1turk.net